Web günlüğü üzerine
Kısa sayılmayacak bir süredir günlük tutuyorum ve az sayılmayacak miktar şey yazdım buraya. Şimdi bakınca bu işin pek de iyi gitmediğini düşünmeye başladım. Ama beklentilerim neydi, ya da ne ters gitti; bunun üzerine hiç eğilmedim. Şimdi bunu düşünmenin zamanı değilse ne zamandır?
Ülkemizde günlük okunma durumu malum. “Blogger” bir çevre var ve ne bulurlarsa yazıyor, birbirlerinin günlüklerini okuyorlar. Hatta bu okuma/okunma olaylarını geliştirmek için topluluk siteleri var, buralardan başkalarının günlüklerini keşfedebiliyorlar falan. Kullanım amacı düşünülünce de çoğunlukla web sitesi kuracak yeterliliğe sahip olmayan insanlar kullanıyor, ya da akıllarına ne eserse yazmak isteyenler. (Google’dan mp3 aramaktan tutun da kendi çapında dergileşen bile var.)
Ben niye yapıyorum bu işi? Çünkü yazmak istediğim şeyler var. Ama sadece yazmak için mi? Eğer öyle olsa yayınlama gereği duymazdım. Öyleyse okunmasını da istiyorum. Ama günlüğümü bilen insanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor ne yazık ki. Ben de az sayıda günlük tutan arkadaşımın günlüklerini bile takip etmekte zorluk çekiyorum. Sanırım neden pek iyi gitmediği malum.
Günlüğüm fazla okunmayınca üzerimde baskı da hissetmiyorum, yazma gereği de duymuyorum pek. Aslında daha kaliteli şeyler yazabilmek ve daha fazla kişi tarafından okunmak isterdim. Neredeyse bir dergi yazarı gibi. Maymun iştahlılığımı düşününce belki buna başlasam bile ne kadar devam ettirebilirdim emin değilim. Ama insan istiyor işte. Olmayınca da böyle kendi çapında karalamak anlamsızlaşıyor.
Okunan bir web günlüğü sahibi olmak aslında biraz da bir topluluğun parçası olmakla ilgili. Mesela bir forumun müdavimiyseniz yazdıklarınız okunur. Eğer bu forum, forum değil de web günlüğü kardeşliği sitesi olsaydı okunma durumu yine aynı olurdu. Ama insan kendini bir topluluğa ait hissetmeyince bu da olmuyor haliyle. Yine benim FRP kulübü topluluğum var kendimi ait hissettiğim, ama onun da web günlüğü takip alışkanlığı yok. Forum bile takip edemiyor ki.
Bu şartlar altında bakınca sanırım bu işi devam ettirmek, en azından şu an için pek mantıklı değil gibi. Söylemek istediğim şeyler hâlâ var ama bir süre bunu sözlü olarak sürdüreceğim. Belki yazmak istediklerimi metin dosyaları halinde saklarım ve birine göstermek istediğimde adresini veririm, o da indirip okur. Yorumu da doğrudan bana yapabilir. Kendimi yeniden yazmaya hazır hissettiğimde ve kitlemi bulduğumda döneceğimi düşünüyorum. Bu yazıya başlarken de hiç bu fikir aklımda yoktu ve temiz bir yazı olmadı ama zaten görkemli finallerin insanı sayılmam pek. =)
Kendinize iyi bakın!
Not: Sıkılmış hâlâ duruyor, ona yazmaya da devam edeceğim sanırım. Ne de olsa onun pek ulvi amaçları yok, maksat saçmalamak. =)
Yorum yok
Jump to comment form | comment rss [?]